YOGA VE NEFES

Ve tabii ki nefes…

Yogada nefes? Yogada “prana” en basit anlamıyla “nefes” demektir. Daha derin anlamdaysa “yaşam enerjisi” ve “yaşamda karşılaştığımız her tür fiziksel, zihinsel, ruhsal enerji” demektir. “Pranayama” ise, iki kelimenin birleşiminden oluşmaktadır. “Prana” ve “ayama.” “Ayama”, uzatma, büyütme, kontrol etme anlamlarına gelmektedir. Yani “pranayama”, nefesin uzatılması ya da nefesin kontrol edilmesi anlamındadır. “Pranayama”, nefes alma, nefes verme ve nefesi tutma aşamalarından oluşmaktadır. “Pranayama” dediğimizde hem yatay bir genişleme, hem dikey bir yükselme hem de tüm akciğerlerin ve kaburgaların genişlemesinden bahsedilmektedir. Nefes aldığımızda, göğüs kafesi genişlerken akciğerler taze oksijen ile dolmaktadır. Nefes verdiğimizde, göğüs kafesi daralırken akciğerler boşalmaktadır. Nefes tuttuğumuzda ise, kalp atışları yavaşlamakta ve kalp kası dinlenmektedir.

Yoga derslerinde, “pranayamik soluma” tercih edilmektedir. Pranayamik solumada akciğerlerin her tarafı tam kapasite kullanılmaktadır. Nefes aldığımızda göğüs kafesi, karın şişerken nefes verdiğimizde tüm bölgeler söner. Göğüs kafesi ve karın yukarı, ileri ve yanlara doğru genişler. Derslerde, öğrencilerden nefesi burundan almaları ve vermeleri istenir. Böylece bedene giren hava, burnun içindeki yapılar sayesinde temizlenir ve ısınır. Hava boğazdan aşağı doğru iner ve akciğerlere ulaşır. Diyafram kası kasılınca, kaburgalar yukarı ve ileri doğru hareket eder, akciğerler genişler ve hava ile dolar. Nefes verirken diyafram gevşer, kaburgalar aşağı ve içeri doğru hareket eder ve akciğerler küçülürken hava boşaltılır. Yoga derslerinde içsel ve dışsal olarak genişlediğimizde, omurgayı uzattığımızda, kolları yana ya da yukarı kaldırdığımızda, öne eğilmeden ya da burgulardan çıkarken ve yer çekimine karşı duruşlardan kalkarken nefes almaktayız.

İçsel ve dışsal olarak kapadığımızda, kolları merkeze getirdiğimizde, öne eğilirken ya da burgu yaparken ve yer çekimiyle uyumlu bir duruş yaparken nefes veririz. Nefesi burundan almamızın sebebi, içimize aldığımız havayı temizlemek ve ısıtmaktır. Nefesi burundan verdiğimizde, beden nemini kaybetmemekte ve dolayısıyla da susuzluk oluşmamaktadır. Burundan nefes alıp verdiğimizde, ağız sağlığımızı da korumaktayız. Ağzımızdan nefes aldığımızda, diş etleri kurumakta ve ağzımızın içindeki asit miktarı artmaktadır. Burundan nefes alıp vermek, horlamayı ve uyku apnesini azaltmakta ve uykuyu düzene sokmakta. Ayrıca, burundan nefes alıp vermek, bedene alınan oksijen miktarını dengelemekte ve bedenimize oksijen ihtiyacı kadarını almamızı sağlamaktadır. Burundan nefes alıp vermek, akciğerlerimiz ve kanımızdaki karbondioksit seviyesi ile ilgili bir konudur. Ruhsal ya da zihinsel boyutta ise, burundan nefes alıp vermek bedeni ve nefesi sakinleştirirken, zihni de dinginleştirmektedir. Burundan nefes alıp verdiğimizde, nefes alış veriş süresi uzamakta, nefesler derinleşmekte ve zihin de bu sayede dinginleşmektedir.

Sonuç olarak, “prana” sadece “nefes” demek değildir. O, “yaşam gücü ve yaşam enerjisi’dir. “Prana”, nefes, solunum, yaşam, enerji ve güç demektir…

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
X